Kayakoy

Kayakoy

Fethiye’nin yaklaşık 8 km güneyinde yer almakta olup, geçmişi M.Ö. 3 binlere dayanmaktadır.

Kaya Köy’ün günümüzde ilgi odağı olmasının başlıca nedeni Kurtuluş Savaşı sonrasında Yunanistan ile yapılan mübadele ile boşaltılan bir yer olmasıdır. Burası terk edilmiş bir hayalet kent görüntüsündedir ve“Hayalet Şehir” ismi ise buradan gelmektedir. Bir Rum kentidir.

30 Ocak 1923 tarihinde Lozan’da imzalanan Yunan ve Türk Halklarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol’e göre Türkiye'deki Rum-Ortodokslar ile Yunanistan'daki Müslümanların (Türk olmayanlar dahil) büyük bölümünün karşılıklı olarak yer değiştirildi.

Kayaköy bölgesinde yaşayan 12 bin Rum, 6 hafta içinde oradan ayrılmışlardır. Yunanistan’dan gelenler de aynı bölgeye yerleştirilmişlerdir. Ancak gelen Müslüman-Türkler tarımla uğraştıklarından ovaya dağılmışlardır.

Ben, bazıları gibi Rumlar gönderildiler, kolluk kuvvetleri geldi, bu insanlar neden gönderildi gibi günümüzden bakıp o dönemin koşullarını yok sayarak ahkâm kesmeyeceğim. Çünkü tarihi vakalarda o dönemin koşulları önemlidir. Eğer kendi Milletimi sorguladığım bu noktada, bizim insanlarımıza yapılanlar ne olacak? Günümüzde bile…

Öyle ki Kayaköy’ün yamacına dayalı olarak yapılan evlerin tamamı Osmanlı İmparatorluğunun geç dönemlerinde, azınlıklara tanınan haklarla 19.yy’ın ikinci yarısı ile 20.yy’ın ilk çeyreğinde iskân edilen Rumlarca yapılmıştır.

O dönemlerde yaşayan halkın Levissi dediği Kayaköy’ün görülmesini tavsiye ediyorum. Mistik bir hava yakalayabilirsiniz, yakalayamazsanız da o dönemde yaşayanların nasıl bir yaşam sürdüğünü düşünerek şehri dolaşabilirsiniz. Ancak gezi öncesinde mutlaka burası hakkında kısa bir bilgi edinmelisiniz ya da bir rehberden yardım almalısınız.

Şehrin hayalet görüntüsünde olmasının nedeni, bugüne kadar bir çivi bile çakılamamasıdır. Evlerin ahşap olan kesimleri ve çatılar zamanın acımasızlığına boyun eğmek zorunda kalmıştır. Bazı evlerin pencereleri yerinde olsa da çoğunluk artık harap durumdadır. Mutlaka Kültür Bakanlığı ya da ilgili kurum ve kuruluşların burasına el atması gerekmektedir. Bir de bizim hazine avcılarımızı bu tür yerlerden uzak tutmak gerekiyor.

Tatilciler; deniz, yüzme, disko, bar, yatıp uyuma dışında kültürel anlamda bir şeyler yapmaya ne dersiniz?

W